Balkan Günlüğü Gazetesi
» 
Balkanlarda yaşayan Türkler
a aa
Tarih : 10 Mayıs 2013 21:15
Balkanlarda yaşayan Türkler
Balkanlarda yaşayan Türkler
reklam

Dile kolay yaklaşık 500 yıl süren Türk hakimiyeti Balkanlar’ı bir Türk yurdu haline getirmişti. Ancak önce Osmanlı-Rus Harbi sonrasında Balkan Savaşları daha sonra da hiç durulmayan coğrafyada yaşananlarla Türk soyluların büyük kısmının katledilmesi ve geri kalanlarının da Türkiye’ye göç etmesine rağmen bugün Balkanlar’da çok sayıda Türk yaşıyor…

 

ROMANYA TÜRKLERİ

 

Eski Türk kavimleri olan Peçenekler, Oğuzlar (Uzlar), Kıpçaklar ve sonra daha birçok Türk boyları Karadeniz’in kuzeyinden gelip Romanya’ya yerleşmişlerdir.

XIII-XIV yüzyıllarında Altın Ordu ve sonraki yıllarda Osmanlı İmparatorluğu hâkimiyetine giren bölgeye birçok Türk gelip yerleşmiştir. 500 yıla yakın süren Osmanlı hâkimiyet sonunda Romanya’da yaşayan Türkler de ana vatandan kopmuşlardır. Bugün nüfusları 150 bin civarında olan Türkler, özellikle Tuna nehri ile Karadeniz arasında kalan Dobruca Bölgesi’nde çoğunlukla yaşamaktadırlar. Anadolu’dan göç eden Türkler, Kırım Türkleri, Nogay Türkleri ile Gagauz Türkleri olan bu topluluklar Romenlerle iyi ilişkiler içerisinde iç içe ve barış içerisinde yaşamaktadırlar. Bugün Romanya’da Türk-Tatar ayrımcılığı dikkati çekmektedir. Parlâmentoda bulunan iki Türk temsilcisinden Tahsin Cemil Tatar, Fevziye Reşit ise Oğuz Türkleri’nin temsilciliğini yapmaktadır. Köstence’de Türkler ve Tatarlar ayrı ayrı dernek kurmuşlar. İki topluluğu bir federasyon çatısı altında birleştirme çabası yoğunluk kazanmaktadır.

 

BULGARİSTAN’DA YAŞAYAN TÜRKLER

 

Balkanlarda-1Bulgaristan Türkleri’nin menşei çok eskilere dayanmaktadır. X ve XII. asırlar arasında Karadeniz’in kuzeyinden gelen Kuman (Kıpçak), Peçenek ve Uzlar bölgeye yerleşmişlerdir. 1371 yılından itibaren Osmanlı İmparatorluğu’nun bölgeyi fethetmesiyle birlikte bölgeye Anadolu’dan Türkler yerleştirilmeye başlanmıştır. Osmanlı İmparatorluğu’nun zayıflamaya başlaması ile birlikte, Balkanlar’da Avrupa devletlerinin oynadığı oyunlar ve Rusya’nın Bulgaristan devleti kurma plânlan gereği, Bulgaristan’da Türklere soykırım 1877–78 Osmanlı-Rus Harbi’nde icra edilmiş, yaklaşık 350 bin Türk katledilmiş, 800 bin Türk Anadolu’ya göç etmek zorunda kalmıştır. 1908 yılında Bulgaristan’ın bağımsızlığını ilan ettiği yıllardan, günümüze kadar Türklere soykırımı, sürgün, açlık ve soğuktan kırma, eğitim ve kültür yozlaşmasına tâbi tutma, Türkleri; Pomak, Müslüman Bulgarlar diye ayırıma tâbi tutma politikalarına devam edilmiştir. Günümüze kadar 5 defa büyük göç yaşanmış, 900 binden fazla soydaşımız Anadolu’ya göç etmek zorunda bırakılmıştır. Günümüzde özellikle Rodop dağları, Pirin, Vardar, Filibe, Kırcaali, Mestanlı, Dand, Eğridere, Hasköy bölgelerinde çoğunluk olmak üzere 3 milyondan fazla Türk yaşamakta ve Bulgaristan nüfusunun yüzde 30′unu teşkil etmektedir. Özellikle komünizm döneminde topraklarını ve eğitim olanaklarını kaybeden Türkler fakirleştirilerek alt tabaka hâline getirilmişlerdir. Jirkov yönetiminin baskıları karşısında “Türk Halkının Kurtuluş Hareketi” adlı örgütü kuran Ahmet Doğan, Bulgaristan’da yönetimin değişmesi ile birlikte “Hak ve Özgürlükler Hareketi-Partisi”ni kurmuş, 1990 seçimlerinde 23, 1995 seçimlerinde ise 15 milletvekili ile parlâmentoya girmiştir. HÖH’den sonra kurulan diğer Türk partileri, HÖH’ü ihanetle suçlamakta, Bulgaristan Parlâmentosunun anayasa değişiklik teklifi olan “Bulgaristan üniter ve tek milletti bir devlettir” maddesini desteklediklerini, Türkçe okulların açılmamasını ve Türk millî kültürünün gelişmemesini HÖH’ün yürüttüğü politikadan kaynaklandıklarını ileri sürmektedirler.
BATI TRAKYA TÜRKLERİ
Balkanlar5MÖ VI ile MS III’ncü yüzyıllar arasında Pers, Makedon, Roma ve Bizanslıların hâkimiyetine giren Trakya’ya Türkler ilk defa 1263 yılında Selçuklu İmparatorluğu ile ayak basmıştır. Bunu 17 kez boğaz geçişi takip etmiş ve 1354 yılında bir daha dönülmemek üzere Trakya’ya geçilmiştir. Anadolu’dan seçme güvenilir ve savaşçı Türk aileleri bölgeye yerleştirilerek bölge Türkleştirilmiştir. 1460 yılında Mora’nın fethi ile bugünkü Yunanistan tümüyle Türklerin hâkimiyeti altına girmiştir. 1699 Karlofça Antlaşması sonucu Ruslar tarafından kışkırtılan ve desteklenen Rumlar ilk defa Mora’da isyan etmişler, batılı devletlerin yardımı ile adım adım genişleyerek Batı Trakya’yı (Lozan Antlaşması ile) ele geçirmişlerdir. Lozan Anlaşması gereği yapılan mübadele sonucu Batı Trakya hariç diğer bölgelerde yaşayan Türklerin birçoğu Anadolu’ya gelmişlerdir. Bugün Batı Trakya’da Türkler Gümülcine, İskeçe, Dedeağaç, Oimetoka ve Sofia’da yoğun olarak yaşamaktadırlar. Batı Trakya dışında Rodos, Girit ve İstanköy adalarında da az miktarda Türk bulunmaktadır.

Yaklaşık 8 bin 579 kilometrekarelik bir alanı kapsayan Batı Trakya’da günümüzde 200 binden fazla Türk bulunmaktadır. Nüfus istatistiklerine bakıldığında 350–400 bin olması gereken Türk nüfusunun 200 binde kalmasının yegâne sebebi, günümüzde de devam eden Yunan mezalimi olmuştur. Yunanistan’ın Türkler üzerinde uyguladığı millî kimliklerini kaybettirecek eğitim ve asimilâsyon politikaları ile Türkleri zayıf bırakmaya çalışmaktadır. Bütün bunlara rağmen yaşamlarını ve kültürlerini korumaya devam eden Batı Trakya Türkleri’nin yüzde 80′i çiftçi olup ekonomik yönden günden güne zayıflamaktadırlar.

 

MAKEDONYA’DA YAŞAYAN TÜRKLER

 

MS IV. yüzyılda Türk boylarından Hun, Avar, Bulgar, Oğuz, Peçenek ve Kumanların bölgeye gelmesi ile başlayan Türk yerleşimi, Osmanlı İmparatorluğu’nun bölgeyi fethetmesi (1389) ile Türkleşmeye başlamıştır. Fethedilen topraklara batı ve kuzey Anadolu’dan getirilen Türkler yerleştirilerek Türk köy ve kasabaları kurulmuştur. 1991 yılında bağımsızlığını kazanan Makedonya’da bugün 200 bine yakın Türk yaşamaktadır. Özellikle Üsküp, Bitola, Gostivave, Devar’da yaşayan Türkler, az bir çoğunluk olan ve “Makedonya Makedondur” sloganı ile yola çıkan Makedonların baskısı alındadırlar. Bugün çok ciddî problemleri olan Makedonya’da yaşayan Türklerin özellikle eğitim ve millî mensubiyet belirleme konusunda baskı altında tutulmaları devam etmektedir. Son yıllarda kurulan Türk siyasî parti ve dernekleri Türkler seslerini duyurmaya başlamışlardır. 1990 yılından sonra çok partili sisteme geçen Makedonya’da Türk Demokrat Birliği ilk seçimlere katılmış, daha sonra Türk Demokratik Partisi ismini almıştır. 1994 seçimlerinde 1 milletvekili ile parlâmentoya girebilmiştir. Bugün Makedonya’da, Makedon ve Arnavut milliyetçiliği çatışmakta, Türkler özellikle eğitim ve millî mensubiyette çok ciddi problemlerle karşılaşmaktadırlar.

KOSOVA’DA YAŞAYAN TÜRKLER

 

Balkanlar61375 yılında Osmanlı İmparatorluğunca fethedilen Kosova’ya Osmanlı geleneklerine uygun olarak Türkler yerleştirilmeye başlanmıştır. Balkan savaşları sonucu elden çıkan bölgedeki Türkler, krallık ve komünist Yugoslavya döneminde üç büyük göç ve katliama uğramışlardır. 1930 yıllarında toprağı kamulaştırma reformu altında Türklerin ellerinden arazileri zorla alınarak Sırplara verilmiş ve göçe itilmişlerdir. İkincisi ise 1956–60 yılları arasında gerçekleştirilerek Türklerden silâh toplama kampanyası adı altında büyük eziyetlere başlamış ve bunun sonucu ikinci göç meydana gelmiştir. Sırplar tarafından yapılan bu iki baskı ve zulümden sonra, 1968–1990 yılları arasında Türkler, Arnavutlar tarafından asimile politikasını uygulamalarına maruz kalmışlardır. Yugoslavya’nın parçalanması ile bölgede başlayan Arnavut-Sırp çekişmesi sonucu yıllardır özerk bölge statüsüne sahip olan Kosova’nın Sırplar tarafından kendilerine bağlanması sonucunu doğurmuştur. Bütün bunlara rağmen Kosova’da kalan resmî istatistiklere göre 12 bin, gerçekte 50 bin Türk, oradaki Türk kültürünü yaşatmayı başardılar. Özellikle Priştine, Prizren ve Dragas’ta çoğunluk olan Türkler bugün kültür dernekleri ve siyasî partileri ile Türk varlığını Sırp ve Arnavutlara karşı yaşatma savaşına devam etmektedirler.

Üç kültür derneği (Doğruyol, Gerçek, Aşıkfenki) bir partisi “Türk Demokrat Birliği” ile siyasî ve kültürel yaşamlarını sürdüren Türkler, Sırp ve Arnavut milliyetçiliği arasında sıkışıp kalmışlardır.

 

SANCAK’TA YAŞAYAN TÜRKLER

 

Eski Yugoslavya sınırları içerisinde, bugün kuzeyinde Bosna-Hersek, doğusunda Sırbistan, güneyinde Kosova, batısında Karadağ ile çevrili olan 8 bin 687 kilometrekare büyüklüğünde bir vilâyet olan Sancak, XVnci yüzyılda Osmanlı hâkimiyetine girerek Türklerin yerleşmesine sahne olmuştur. Daha sonra 1877–78 Savaşı ile Avusturya- Macaristan İmparatorluğuna geçici olarak verilen Sancak vilayetindeki Türkler, XlX’ncu yüzyılda Rusya’nın teşvikleri ile Sırbistan ve Karadağ’ın soy kırımına uğramışlardır. İşkence, etnik ayrımcılık ve göçe zorlama sonucu Sancak Türkleri Türkiye’ye göçe başlamıştır. 1980 yıllarında TİTO’nun ölümüyle dağılma sürecine giren Yugoslavya, 1991 yılında parçalanınca Sancak vilâyetinde Sırp ve Karadağ zulmü ile Türk kıyımı tekrar başlamıştır. Bugün 350 bin Müslüman’ın yaşadığı ve Türk-Osmanlı karakterini yansıtmakta olan vilâyette Sırp-Karadağ ve Bosna-Hersek arasındaki mücadeleye karşı Türk ve Müslümanlar “Sancak Millî Müslüman Meclisi”ni kurarak haklarını korumaya çalışmaktadırlar. Bütün bunlara rağmen Sancak Türkleri atalarının kanıyla sulanmış topraklarını Sırp süngüsü korkusu ile terk etmeye niyeti olmadığını da devamlı açıklamaktadırlar.

 

NOT: http://www.hurgokbayrak.com sitesinden alınmıştır.

 

 

306 kez okundu, 1 tanesi bugün

Etiketler :

DİĞER ARAŞTIRMA-İNCELEME HABERLERİ

    • Bilmediğimiz Yönleriyle Cumhurbaşkanlarımız

      Bilmediğimiz Yönleriyle Cumhurbaşkanla...

      Tarihi geçmişimize göz attığımızda, devlet yönetiminin bizim için ne kadar önemli olduğunu, özellikle devleti temsil noktasında bulunan kişiye gösterilen derin sevgi ve saygının benzersiz olduğuna şahit...

    • Hacı Ethem Bey Camii ve Saat Kulesi

      Hacı Ethem Bey Camii ve Saat Kulesi

      Ülkelerin tarihten gelen değerleri ile gurur duy­dukları zamana dair izleri vardır. Başkent Tiran’ın merkezinde, Arnavutluk’un sembollerinden biri olan Hacı Ethem Bey Camii ve Saat Kulesi de işte bu izlerin en...

    • Balkanlar’da da bir kahvenin 40 yıl hatırı var

      Balkanlar’da da bir kahvenin 40 yıl ha...

      600 yıl süren Osmanlı hâkimiyeti Balkanlar’da birçok Türk âdetinin yaşamasına da neden olmuş. Bu vazgeçilmez adetlerden biri de Türk kahvesi. Saraybosna’da sade ve ay yıldızlı fincanlarda servis edilen Türk...

    • Sakız’da Osmanlı eserlerine sahip çıkan yeni bir başkan var

      Sakız’da Osmanlı eserlerine sahip çıka...

      Yunanistan’da ilk turu 18 Mayıs, ikinci turu 25 Mayıs’ta yapılan yerel seçimler sonrasında yeni seçilen belediye başkanları koltuklarına oturmak için gün sayıyor. Seçim sistemi gereği Yunanistan’da belediye...

    • Ve kalbim Saraybosna’da kaldı

      Ve kalbim Saraybosna’da kaldı

      Ve kalbim Saraybosna’da kaldı     En sona yazmam gereken bu cümleyi en başa yazmakla aslında Saraybosna gezimin bende nasıl bir etki yarattığını anlamışsınızdır. Ve bir kez daha gelmenin...

Ziyaret Bilgileri

Today Bugün 5,290
Yesterday Dün 8,174
This Week Bu Hafta 13,424
This Month Bu Ay 160,643
All Days Toplam 8,037,506
 

EN ÇOK OKUNANLAR

YAZARLAR

baslik